Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle
Şahin Şensoy

Bakış Açısı

Şahin Şensoy

3 Ağustos 2009
font boyutu küçülsün büyüsün


Biz nereye gidiyoruz?


İnsanların bazı anları vardır ki işte tam bu anda şöyle uzaklara dalıp kendisini muhasebe ve mukayese yapma gereği duyar.

İnsanın bu hali hayata karşı olan bıkmışlığından mı yoksa o an içinde bulunduğu bir sıkıntı üzere yaşadığı ruh halinden midir bilinmez ama bu hal bazılarına göre yaşanması doğru olmayan bir hal olarak kabul edilir ki bana göre bu hal ara sıra insanın belli dozlarda yaşaması gereken bir haldir. Çünkü genelde insan bu ruh halindeyken bazı gerçekleri görebilir, içinde bulunduğu durumu yargılar, bunun sonucunda yaşadığı sıkıntıların temel nedenlerine   ulaşır  ve bunları çözme yöntemlerini uygulamaya başlar. Zaten hayatta karşılaştığımız tüm sıkıntıların ve problemlerin temel nedeni düşünmeden kayıtsızca söylediğimiz sözler ve yaptığımız hareketler değil midir?
Televizyonları açtığımızda karşılaştığımız manzaraları şöyle bir düşünelim ve gözlerimizin önüne getirelim. Annelerini babalarını öldüren çocuklar, çocuklarını öldüren anneler babalar , sokaklarda  yok pahasına birbirini vuran insanlar, kan davaları , faili meçhul cinayetler, hırsızlıklar, yolsuzluklar, nedensiz yere neyi niçin yaptığının farkında bile olmadan hareket eden bir sürü insanı önümüze getiriyor görsel medya. 

Peki ya buna karşılık iyi şeyler yok mu?  

Bakalım…
 Para , şöhret  ve lüks içinde yüzen , son model ve fiyatını telaffuz etmekte zorlandığımız arabalara ,uçaklara ,gemilere ,yatlara, katlara, plazalara sahip insanlar, eğlence ve tatil mekanları hayatın güzel yönleri olarak getiriliyor karşımıza.
Dikkat edin!  Bunların ikisinin ortası olabilecek normal bir yaşantı biçimi getirilmiyor önümüze. Üstelik orta halli olmak sıradan yaşamaya çalışmak horlanıyor bazılarınca. “Ne olacak canım sıradan bir adam, bir ev, bir iş, bir araba… işte”   denilerek  . Hatta kendi yağınla kavrulup başkasına muhtaç olmadan hayat kavgası içinde düşmeden ayakta kalabilmek özlenen bir yaşantı biçimi haline geldi günümüzde.
Şimdi bulunduğumuz bu noktadan bize verilen mesaja baktığımızda ne çıkıyor karşımıza? Bu hayatta mutlu olmak için hedef olarak ne gösteriliyor bize? Tabiî ki para ,şöhret , zenginlik ve sadece eğlence…
Ve sonuç olarak hedeflerini tam olarak belirleyememiş, benliğini kazanamamış, bu dünyada varlığının mantığını anlayamamış, elindeki değerlerin ve zenginliklerin farkına varamamış, sayıca kocaman bir gençlik ve aynı yolu takip eden minik yavrular .  Sadece daha çok daha da çok nasıl kazanırım diyerek etrafındakileri çiğneyerek geçen bir insan sürüsü çıkıyor karşımıza. Alttakinin üste büyük bir hayranlık duyarak, üstekinin alta hiç ciddiye almayarak hatta gündemine bile koymayarak baktığı bir sürü insan.
Biz böylemi yaratıldık ?

Yaratıcı dünyaya bizi bu vasıflarla mı gönderdi?  yoksa bize yüklenen vasıflar bu uğurda harcansın diye mi bize verildi? Bizi insan yapan, bizi biz yapan, bizi şerefli bir millet yapan bu değerlere tekrar kavuşabilmek için ara sıra uzaklara dalıp tekrar muhasebe ve mukayese yapmamız gerektiği kanaatindeyim ki ; insanlık vasıflarımızı tekrar hatırlayıp geri kazanmanın, tekrar insan olabilmeyi başarmanın yolunun bu şekilde olacağını düşünüyorum.

Saygılarımla…













yorumlayorum ekle




Yorumlar


  henüz yorum yok








Anket

Sinop Belediye Başkanı Baki Ergül'ün icraatlarından memnun musunuz? (Aynı IP'den kullanılan oylar iptal edilmektedir)

  • Evet memnunum
  • Hayır değilim
  • Bilgim yok



   [ sonuçlar için tıklayın ]