Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle
Muharrem Bayraktar

Gözlem

Muharrem Bayraktar

20 Şubat 2010
font boyutu küçülsün büyüsün


Moraller bozuk


Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, bir hafta önce yaptığı açıklamada “Askerin morali bozuk. Hiç kimsenin askerin moralini bozmaya hakkı yok” demişti.
Bir ülkenin ordusunun komutanı neden ‘moralimiz bozuk’ der diye sormadı ülkeyi yönetenler.
Arkasından Başbakan Erdoğan da aynı dilden konuştu: “Bizim de moralimiz bozuk!”
Yine hiç kimse “neden bizim başbakanın morali bozuk” diye sormadı.
Aradan birkaç gün geçti. Erzincan başsavcısı hapse atıldı. HSYK anında müdahale etti. Savcıyı hapse atan savcılar görevden alındı. Yargıtay, Danıştay HSYK’na destek verdi. CMK 250’ye göre ancak Yargıtay’ın yargılayabileceği bir başsavcıya yapılan kanun ihlali yüksek yargının moralini bozdu.
Yargıtay’ın morali bozuk.
Danıştay’ın morali bozuk.
HSYK’nın morali bozuk.
Genelkurmayın morali bozuk.
Askerin morali bozuk.
Başbakanın morali bozuk.
Ülke o hale getirildi ki asıl morali bozuk olan vatandaş “moralim bozuk” demeye imtina eder oldu. Aslında ülkenin morali bozuk.
“Bir güç” bu topraklarda bu güne kadar eşine rastlanmadık bir şekilde siyasetle, yargıyla, askerle savaş veriyor. Devletin en önemli kurumlarını muazzam bir savaşın içine sürüklüyor. Elindeki medya grubuyla savaşı her geçen gün daha da kızıştıracak, ahlaksız tahrik ve saldırıları hukuk ve demokrasi adına an be an dozunu artırarak gerçekleştirecek bir güçle karşı karşıyayız.
Temel misyonu moral bozmak ve kaos çıkarmak olan ve vaktinde “sizin misyonunuzun bir parçası olarak buradayız” diye garbî kutsalların el eteğini öpen bu güç “yıllar önce” Washington semalarından “çok yakında ulusal güçler tasfiye edilecek” dediydi de kimse kulak vermediydi.
Siyasete ve iktidara derinden nüfuz edip, bürokrasiyi sinsi bir yapılanmayla manevralarının bir unsuru haline getiren bu gücün “arkasındaki dış desteğin ve neler yapabileceğinin” Ankara henüz farkında değil.
Bu güç dün “ajan Hampher olup”  Abdulvehhab adıyla mezhep bile kurmuştu bu topraklarda.
Osmanlı topraklarında “İngiliz pasaportlu, boynunda haç taşıyan mübarek bir din adamı olarak uzun yıllar yaşamış, dini de diyaneti de devletin varlığını da birliğini de bozmuştu.
Osmanlıyı yıkmıştı, Osmanlıyı!
Bugün ülkenin moralinin bozulması, yargının, siyasetin, askerin kılıçları çekerek taarruza hazır halde mevzilerde bekler hale gelmesinin bana göre tek sebebi “bu güç.”
İki yıldan beri bu gücün gazetelerine, dergilerine, televizyonlarına, haberlerine, manşetlerine, iğrenç boyuttaki asker ve yargı karşıtı yorumlarına,  kafaları bozuldumu başbakanın asker ile ilgili yumuşak söylemelerine bile “paşasının başbakanı” diye saldırmalarına bakınca misyon daha da netleşiyor.
Bu ülkede geçmiş dönemlerde de zaman zaman yargı ve siyaset arasında gerginlik olmuştur.
Ama bugünkü gibi bu gerginliğin “savaş” boyutuna geldiği vaki değildir.
Siyaseti ve siyasetçileri de kendi amaçları için  kullanarak “devlet  kavramına” karşı topyekun bir saldırı olduğunu görmediğimiz müddetçe bu “moral bozukluklarının” şifresini çözemeyiz.
Erzincan’dı, Erzurum’du, Yargıtay’dı, Danıştay’dı, askerdi diye oyalanmayın beyler, öze  gelin, öze!













yorumlayorum ekle




Yorumlar


  henüz yorum yok








Anket

Sinop Belediye Başkanı Baki Ergül'ün icraatlarından memnun musunuz? (Aynı IP'den kullanılan oylar iptal edilmektedir)

  • Evet memnunum
  • Hayır değilim
  • Bilgim yok



   [ sonuçlar için tıklayın ]