Kapat

Sinop İnaltı Mağarası

Anasayfa
Ayancık Sinop İnaltı Mağarası
İnaltı Mağarası

Orta Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Sinop, hem sahilleri hem yemyeşil ormanları hem de bitmek tükenmek bilmeyen doğal güzellikleri ile tam bir turizm cenneti ve seyahat severlerin son dönemlerdeki gözdesi. Bunların yanında Sinop’un ayrı bir özelliği daha var.

Türkiye’nin en yaşanılası kentleri sıralamasında her daim zirveyi zorlayan, şehirde yaşayan insanların mutluluk seviyesi ile haberlere konu olan bir yer burası.

İnaltı Mağarası da bu turizm cennetinin Ayancık ilçesine bağlı olan bir doğa harikası. Fakat şimdiden uyaralım; erişmesi biraz zor bir güzellik bu. (Aşağıda yanlış girdiğimiz yollar sebebiyle İnaltı Mağarası’na ne kadar zor ulaştığımızı ayrıca anlatacağım sizlere. ☺)

Neyse efendim, İnaltı Mağarası’na ulaşım biraz zor olsa da yolları bize küçük maceralar yaşatsa da burası bizim tarafımızdan, Sinop’ta görülmeye fazlasıyla değen yerler listesine çoktan alındı bile.

İnaltı Mağarası nerede ve nasıl gidilir?

Sinop, Ayancık, İnaltı Köyü’nde bulunan mağaraya ulaşmak için öncelikli hedefiniz İnaltı Köyü olmalı. Sakın bizim gibi direkt mağaraya kurmayın navigasonu. Yolu kısaltmak için ıssız ve kötü yollara sokuyor navigasyon. İnaltı Köyü’ne ulaştıktan sonra yaklaşık 500 metre daha giderek mağaraya ulaşabilirsiniz. Sinop ile İnaltı Mağarası arasında 90 km’lik bir yolculuk sizi bekliyor olacak. 

İnaltı Mağarası : Ayancık’ın derinlerine bir yolculuk

Ayancık’a 40 kilometre uzaklıkta bulunan İnaltı Mağarası, ülkemizin (ve hatta Sinop’un) az bilinen ama fazlasıyla güzel olan oldukça ferah mağaralarından biri. Hatta bizden yüzyıllar önce yaşayan insanlar da böyle düşünmüş olacak ki mağaranın içerisinde yapılan araştırmalarda yaşam izlerine rastlanmış. Bu enfes yer hakkında bilgileri paylaşacağım ancak öncesinde kısaca yolda başımıza gelenleri anlatmak istiyorum ki bizim yaşadıklarımızı siz de yaşamayın.

İnaltı Mağarası ulaşması zor bir rota demiştik. Aslında olay bizim yolculuğumuz sırasında navigasyona uyup çok yanlış yollara girmemizle de alakalıydı biraz. Dolayısı ile çok dolandık ve ben kendi adıma baya tırstım. Yollar öyle ıssız ki, ne insan geçiyor ne telefon çekiyor. Sürekli Furkan’ın başının etini yedim durdum ne olur dönelim diye. İnternet çekmediği için yola bakamıyoruz, arada bir köylü çıkarsa karşımıza yol soruyoruz, bir daha birini görene kadar önceden aldığımız tarif ile ilerliyoruz falan.

İleriye doğru derinliği yaklaşık 2700 metre olan fakat sadece 400 metrelik kısmı geziye açık olan mağaranın duvarları ve tavanları sarkıt ve travertenler ile kaplı. Gezebildiğiniz kısım ışıklandırılmış, ahşap bir yürüyüş platformu kurulmuş.

Mağaranın ilerisi oldukça serin, içerinin ve dışarının mevsimleri başka başka sanki. Bizim yolumuz yaz ayında düşmüştü oraya ama serin olduğunu duymuş ve hazırlıklı gitmiştik. Üstümüzde kapüşonlu olmasına rağmen üşümüştük, ona göre siz de hazırlıklı gidin deriz. Ayrıca yürürken dikkatli olun, zemin ıslak dolayısı ile kaygan.

Son olarak, büyüleyici güzellikteki bu mağaranın astım ve daha birçok hastalığa iyi geldiği de söyleniyor. İçeri girince zaten daha rahat nefes aldığını hissediyor insan..

Web Sitemizde Sohbet etmek için : https://www.sinopgazetesi.com/kesfet/

üyelerimizi görmek için : https://www.sinopgazetesi.com/yazarlar/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir